Migrene en çabuk nasıl geçer ?

Ryan

Global Mod
Global Mod
Katılım
25 Eyl 2020
Mesajlar
14,558
Puanları
36
Migrenle Savaş: Beynimizin İçindeki Küçük Davulcu Nasıl Susturulur?

Geçenlerde sabah kahvemi alıp bilgisayarın başına oturdum. Tam “Bugün dünyayı kurtarırım, bütün işleri bitiririm” havasındayken beynimin içinde biri küçük bir davul seti kurmaya başladı. Önce hafif bir “tık tık” sesi vardı, sonra davulcu arkadaşlarını çağırdı, en son da konser alanını tamamen ele geçirdi. İşte o an anladım: Migren yine sahneye çıkmıştı.

Migreni olmayan birine “başım ağrıyor” dediğinizde genelde klasik cevap gelir: “Bir ağrı kesici iç geçer.” Keşke o kadar kolay olsa. Migren bazen sadece bir baş ağrısı değil; ışığa, sese, kokulara hatta normalde sevdiğiniz insanların konuşmasına bile savaş açan küçük bir kaos yöneticisi gibidir.

Peki migren en çabuk nasıl geçer? Gerçekten işe yarayan yöntemler nelerdir? Forumlarda herkesin bir “bende kesin çözdü” yöntemi var. Biri limon sürer, biri kahve içer, biri karanlık odaya kapanır. Aslında migren kişiden kişiye değişen karmaşık bir durumdur. Bilimsel olarak migren; zonklayıcı ağrı, ışık ve ses hassasiyeti, mide bulantısı gibi belirtilerle görülebilen nörolojik bir rahatsızlıktır. Acıbadem Sağlık Grubu

Şimdi gelin migrenle mücadele eden insanların küçük ama etkili savaş planlarına bakalım.

Migren Atağı Geldiğinde İlk 10 Dakika Neden Önemlidir?

Migren bazen kapıyı çalmaz, direkt içeri girer. “Ben geldim, bütün gününü iptal ettim” havasıyla ortaya çıkar. İşte o ilk dakikalarda doğru hareket etmek atağın şiddetini azaltabilir.

İlk yapılacak şey genellikle ortamı değiştirmektir. Parlak ışık, yüksek ses ve yoğun kokular migren sırasında rahatsızlığı artırabilir. Bu nedenle sessiz ve karanlık bir ortamda dinlenmek birçok kişi için rahatlatıcı olabilir. Memorial Sağlık Grubu

Burada küçük bir kişisel deneyim paylaşayım: Migren yaşayan arkadaşım Emre, atağın başladığını fark ettiği anda “acil durum protokolü” uyguluyor. Telefon ekran parlaklığını düşürüyor, perdeleri kapatıyor, bir bardak su içiyor ve kısa bir süre dinleniyor.

Emre’nin yaklaşımı biraz mühendis kafasıyla ilerliyor: Sorunu tespit et, tetikleyiciyi kaldır, sistemi sakinleştir.

Ama başka bir arkadaşım Zeynep ise tamamen farklı ilerliyor. O önce kendini rahatlatmaya odaklanıyor. “Başım ağrıyor diye kendime kızarsam ağrı daha da büyüyor” diyor. Önce sakinleşiyor, nefes egzersizi yapıyor, kendine daha yumuşak davranıyor.

İki yaklaşım da aslında aynı noktaya çıkıyor: Vücudun alarm sistemini sakinleştirmek.

Erkekler Çözüm Ararken, Kadınlar Destek Ağını Nasıl Kullanıyor?

Migren yaşayan insanların yöntemleri karakterlerine göre değişiyor. Burada önemli olan kadın veya erkek herkesin farklı baş etme biçimleri olduğudur. Kalıplaşmış “erkek sadece çözüm arar, kadın sadece duygusal destek ister” yaklaşımı gerçeği tam yansıtmaz.

Yine de günlük hayatta bazı eğilimler gözlemlenebilir.

Örneğin bazı erkekler migren geldiğinde hemen bir strateji kurabiliyor:

“Ne tetikledi?”

“Dün kaç saat uyudum?”

“Bugün ne yedim?”

“Bir dahaki sefere bunu nasıl önlerim?”

Murat isimli bir kullanıcı forumda şöyle bir yöntem paylaşmıştı: “Migren günlüğü tuttum. Hangi günlerde ağrı geliyor, ne yiyorum, ne kadar uyuyorum yazıyorum. Bir süre sonra kendi haritam çıktı.”

Bu oldukça mantıklı bir yaklaşım çünkü migreni tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişebilir. Uyku düzensizliği, stres, bazı yiyecekler veya çevresel faktörler bazı kişilerde etkili olabilir. Anadolu Sağlık

Bazı kadınlar ise migren sırasında sadece ağrıyı değil, o anki duygusal yükü de yönetmeye çalışabiliyor.

Örneğin Ayşe, “Migren geldiğinde eşimden istediğim şey hemen çözüm bulması değil, biraz sessizce yanımda olması” diyor.

Burada mesele kadınların daha duygusal, erkeklerin daha mantıklı olması değil. İnsanların destek ihtiyacı farklı olabiliyor. Kimi insan çözüm listesi ister, kimi insan yanında birinin olduğunu bilmek ister.

Asıl soru şu:

“Bir migren atağı sırasında bizim gerçekten ihtiyacımız olan şey nedir: Hemen çözüm mü, yoksa önce anlaşılmak mı?”

Evde Hızlı Rahatlama İçin Denenebilecek Yöntemler

Migren tamamen ortadan kaldırılabilen basit bir durum olmayabilir ancak bazı yöntemler atağın daha rahat geçirilmesine yardımcı olabilir.

1. Karanlık ve sessiz ortam oluşturmak

Beyin migren sırasında uyaranlara daha hassas hale gelebilir. Televizyon sesi, telefon bildirimleri veya güçlü ışıklar ağrıyı artırabilir.

Bazen en iyi teknoloji, telefonu kapatmaktır.

Modern insanın en büyük ironisi şu olabilir: Telefon elimizdeyken dünyaya bağlıyız ama migren geldiğinde dünyadan birkaç saat uzaklaşmaya ihtiyaç duyuyoruz.

2. Soğuk kompres uygulamak

Alın veya ense bölgesine soğuk uygulamak bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir. Soğuk hissi, ağrı algısının azalmasına yardımcı olabilir. Acıbadem Sağlık Grubu

Tabii burada herkesin vücudu farklıdır. Bazısı buz torbasıyla rahatlar, bazısı sıcak duşla.

Migren bazen gerçekten kişisel bir “kullanım kılavuzu” ister.

3. Su içmeyi unutmamak

Susuzluk birçok kişide baş ağrısını kötüleştirebilir. Gün içinde yeterli sıvı almak basit ama önemli bir alışkanlıktır. Habertürk

Komik tarafı şu: İnsanlar bilgisayara şarj takmayı unutmaz ama kendi bedenlerinin “düşük pil” uyarısını çoğu zaman görmezden gelir.

4. Kafein konusu

Kahve bazı kişilerde migren sırasında rahatlama sağlayabilirken bazı kişilerde tetikleyici olabilir. Yani kahve burada kahraman da olabilir, kötü karakter de.

Önemli olan kendi vücudunuzun verdiği tepkiyi anlamaktır.

Migreni Önlemek İçin Küçük Ama Etkili Alışkanlıklar

Migrenle mücadelede en güçlü silah bazen atak sırasında yaptıklarımız değil, atak gelmeden önce hazırladıklarımızdır.

Düzenli uyku, dengeli beslenme, stres yönetimi ve tetikleyicileri fark etmek uzun vadede faydalı olabilir. Acıbadem Sağlık Grubu

Birçok kişi migren günlüğü tutmayı faydalı buluyor.

Ama bu günlük sadece “bugün başım ağrıdı” şeklinde olmamalı.

Şunları da yazabilirsiniz:

- Kaç saat uyudunuz?

- O gün stres seviyeniz nasıldı?

- Ne yediniz?

- Hava değişimi oldu mu?

- Fazla ekran kullandınız mı?

Bir süre sonra beyninizin size gönderdiği küçük sinyalleri okumaya başlayabilirsiniz.

Forumdan Gerçek Hayat Hikâyeleri: Herkesin Migren Savaşı Farklı

Canan isimli bir öğretmen, migren geldiğinde öğrencilerine kızmamak için önceden küçük önlemler aldığını anlatıyor:

“Eskiden migren sırasında herkesin sesi bana saldırı gibi gelirdi. Sonra fark ettim ki sorun insanlar değil, benim hassaslaşan sinir sistemimdi.”

Bu çok önemli bir farkındalık.

Bazen migren sadece fiziksel değil, sosyal bir mücadele de olabilir.

Bir başka kullanıcı olan Barış ise spor yapmanın kendisine yardımcı olduğunu söylüyor:

“Düzenli yürüyüş yaptığım dönemlerde ataklarım azaldı.”

Elbette herkes için aynı sonuç geçerli değildir ancak düzenli yaşam alışkanlıkları migren yönetiminde önemli bir yere sahip olabilir. Anadolu Sağlık

Migren Hakkında En Büyük Yanlışlar

“Baş ağrısıysa geçer.”

Hayır, her baş ağrısı aynı değildir.

Migren yaşayan biri bazen gerçekten günlük hayatına devam edemeyecek kadar zorlanabilir.

“Biraz kahve iç, biraz dolaş düzelir.”

Bazen düzelir, bazen tam tersi olur.

“Stresten oluyor, kafana takma.”

Bu cümle migren yaşayan insanların en sevmediği cümlelerden biri olabilir. Çünkü migren sadece psikolojik bir durum değildir. Migren nörolojik özellikleri olan bir rahatsızlıktır. Acıbadem Sağlık Grubu

Son Söz: Migrenle Kavga Etmek Yerine Onu Tanımak

Migren bazen davetsiz gelen bir misafir gibi davranır. Kapıyı çalar, içeri girer ve bütün planları değiştirir. Ama onu tanımaya başladığınızda kontrolünüz biraz daha artabilir.

En hızlı çözüm çoğu zaman tek bir mucize yöntem değildir.

Bazen karanlık bir oda,

bazen bir bardak su,

bazen doğru zamanda alınan tedavi,

bazen de “Bugün kendime biraz daha nazik davranmalıyım” diyebilme cesaretidir.

Belki de migrenle mücadelede en önemli soru şudur:

“Bedenim bana neden kızıyor?” değil,

“Bedenim bana hangi mesajı vermeye çalışıyor?” olmalı.

Çünkü bazen beynimizin içindeki o küçük davulcuyu susturmanın yolu onunla savaşmak değil, ritmini anlamaktan geçer.
 
Üst