Gelincik helal mi ?

Ece

New member
Katılım
9 Mar 2024
Mesajlar
345
Puanları
0
Gelincik Helal mi? Bir Soru, Bir Yorum, Bir Hikâye...

Merhaba forumdaşlar! Bugün sizlere biraz farklı bir konu üzerine, belki hepimizin içinde sorgulamalar uyandıracak bir hikâye anlatmak istiyorum. Her şey aslında bir yudum çayın etrafında şekillendi. Kimileri için bu sadece bir bitki, kimileri içinse bir anlam, bir kültür… İşte ben de sizlere gelincikten bahsedeceğim, gelincik çiçeği ve onun helal olup olmadığı üzerine bir soru… Ama nasıl başlamalı? Belki de şöyle anlatmalıyım:

Bir gün, eski bir köyde, taze bir fırtına başlamıştı. Havanın sertliğini hissedebiliyordum. Yumuşacık, kırmızı bir çiçek… Gelincik. Ne kadar da narin, ne kadar da zarifti. Ama bu çiçeğin ardında başka bir gizem vardı. O kadar sıradan bir şey değil, onu fark ediyorsunuz, değil mi? İşte, aynı zamanda bu kırmızı çiçek, meraklı bir bakışla kadın ve erkek bakış açılarının kesiştiği noktada bir soru oluşturuyordu: “Gelincik helal mi?”

Gelincik ve Kadınların Duygusal Sorgulaması

Kadınlar, genellikle şeylerin özüne inmeye, etrafındaki anlamları bir araya getirmeye çalışır. Bir çiçekten dahi derin anlamlar çıkarabilirler. Gelincik çiçeği, kırmızı rengiyle dikkat çeker, ama bir kadın için bu renk, sadece güzel bir manzara değil, aynı zamanda risk, tutku ve belki de yasak bir şeyin habercisidir.

Ayşe, köyde yaşayan bir kadındı. Çocukluğundan beri gelincik çiçeklerini toplar, her sabah bahçesindeki solgun çiçekleri suyla buluştururdu. Ama son zamanlarda, o kırmızı çiçeğe bakarken kalbinde bir huzursuzluk vardı. Evet, geleneksel olarak toplamak helal değildi ama insanlar yıllardır bunu yapıyordu. Çiçeklerin özünü hissettiği an, bir kadının gözünden çıkaramadığı o sualleri fark etti. "Helal mi, haram mı?" sorusu hep yankılanıyordu.

Ayşe, köyün en bilge kadını Zeynep Teyze'yi aklına getirdi. Zeynep Teyze, yıllardır bu tür soruları derinlemesine araştırmış, insanlara doğru yolu göstermeye çalışan biriydi. Ayşe, ona gidip bu soruyu sordu: “Zeynep Teyze, gelincik helal mi?” Zeynep Teyze derin bir nefes aldı, sonra gülümsedi: "Gelincik, tarlada yetişen bir bitkidir, ama helallik sorusu, insanın niyetinde gizlidir. Eğer niyetin saflık ve güzellikse, tıpkı bu çiçek gibi… O zaman içinde hiç bir kötülük yoktur."

Ayşe, Zeynep Teyze'nin sözlerinden derin bir anlam çıkardı. Her şey niyetle, kalpteki iç sesle alakalıydı. Gelincik, aslında ne helal ne haram bir şeydi; o sadece doğanın bir parçasıydı.

Erkeklerin Mantıklı ve Çözüm Odaklı Bakışı

Erkekler genellikle daha çözüm odaklı ve stratejik bir yaklaşımdan beslenir. İşler somutlaşmış, netlik kazanmış bir şekilde onlar için daha anlamlıdır. Gelincik meselesinde de Ahmet, Ayşe'nin erkek kardeşiydi. Ahmet, bu soruyu duyduğunda fazla duygusal yaklaşmak yerine direkt çözüm arayışına geçti.

“Gelincik helal mi?” sorusuna baktığında, her şeyin mantıklı bir açıklaması olmalıydı. Bilgisine dayalı bir çözüm üretmeliydi. Ahmet, köydeki imamla konuştu ve ona bu konuda ne düşündüğünü sordu. İmam, helallik konusunun İslam'ın ruhuna ve öğretilerine bağlı olduğunu söyledi: “Gelincik, doğal bir bitkidir ve helal olup olmaması, nasıl kullanıldığına, amacına ve niyetine bağlıdır. Bir bitkiyi toplamak ya da kullanmak, onun özüyle ilgili bir mesele değil, niyetle ilgilidir.”

Ahmet, aslında bu durumu çok daha basit bir şekilde anlayabiliyordu. “Yani, Ayşe’nin merak ettiği sorunun cevabı niyetle ilgili,” dedi kendi kendine. Gelincik, doğanın bir parçasıydı. Tıpkı bir çiçeği almak ya da bir meyve toplamak gibi… Önemli olan, niyetin samimi ve doğru olmasıydı. O zaman her şey helaldir.

Birleşen Düşünceler ve Ortak Çözüm

Ayşe, Ahmet'in çözüm odaklı yaklaşımını duyduğunda bir kez daha Zeynep Teyze'nin sözlerini hatırladı. Aslında herkes doğruyu ve yanlışı farklı biçimlerde algılar, ama en önemlisi içimizdeki niyettir. Gelincik, doğanın zarif bir parçasıydı. Onun ne helal ne haram olduğuyla ilgili sorular, insanların içindeki huzuru bulmalarına engel olmamalıydı.

Her iki bakış açısını birleştirerek, Ahmet ve Ayşe bu konuyu köylerinde tartışmaya başladılar. Kadınlar duygusal, empatik bir şekilde yaklaşırken, erkekler mantıklı ve stratejik yaklaşımlarla sorunu çözmeye çalıştılar. Sonunda herkes, gelincik çiçeğiyle ilgili soruyu, her bireyin içsel sorgulamalarına bırakacak şekilde anladı. Niyet saflığı ve içsel huzur, her şeyin doğru ve helal olmasını sağlardı.

Hikayenin Sonu, Bizim Yorumlarımızla Başlar...

Şimdi forumdaşlar, sizinle bu hikâyeyi paylaştım, ve biliyorum ki bu konu da herkesin içinde farklı bir yansıma yaratacak. Belki de daha farklı bakış açıları var. Neden gelincik helal mi değil mi diye düşünelim? Gelincik gibi, ne zarif ne de bir o kadar basit bir soruyu siz nasıl yorumlarsınız? Yorumlarınızı bekliyorum, hep birlikte bu konuya ışık tutalım…
 
Üst